Baykal, Pusula 2007 bildirgesi için 'Bu program, Türkiye’yi restore etme projesidir, rehabilite etme projesidir, güçlendirme ve ayağa kaldırma programıdır' dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, milletin önüne koydukları yeni istikametin ana konularından birinin ''terör tehdidi karşısında etkin bir siyaset geliştirmek'' olacağını söyledi. Baykal, ''tarıma bugünkünün 2 katı destek vereceklerini, çiftçiye mazotu yüzde 50 ucuz sağlayacaklarını ve sıfır açlık politikasını hayata geçireceklerini'' bildirdi.
Baykal, parti yöneticileri ve milletvekili adayları ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, partisinin ''CHP Pusula'07'' adını verdikleri seçim bildirgesini açıkladı.
Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarda bir pusulaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Baykal, bu nedenle hazırlanan metne bildirge değil, pusula dediklerini söyledi.
Türkiye'nin içine girdiği süreçte yaşadığı sorunların çok iyi tahlil edilmesi ve çözüm yollarının ortaya konulması gerektiğine dikkati çeken Baykal, bu yönde kapsamlı bir çalışma yaptıklarını bildirdi.
Türkiye'nin milli mücadelenin ardından bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken, temel tercihlerini ortaya koyduğunu belirten Baykal, bu tercihlerle de dünyaya örnek olduğunu söyledi.
Baykal, Türkiye'nin çevresinde yaşanan sorunların geçmişte yapılan bu tercihlerin ne kadar doğru ve isabetli olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Baykal, bu tercihlerin dünyada ''Türkiye modeli'' adı altında da kabul edildiğini vurguladı.
Türk halkının ezici çoğunluğunun Müslüman olduğunu ama laik bir cumhuriyete sahip bulunduğunu belirten Baykal, Müslüman olmanın laik bir cumhuriyete engel teşkil etmediğini kaydetti.
Baykal, Türkiye'nin, cumhuriyet ile gelen kazanımlarına bugüne kadar sahip çıktıklarını ve bugünden sonra da sahip çıkacaklarını söyledi.



Pusula 2007
Baykal, açıkladıkları seçim bildirgesini ve programlarını genel olarak şöyle değerlendirdi:
''Böyle bir program, alışılmış ideolojik bir sağ sol çatışması çağrıştıran bir program değildir. Bu program, Türkiye'yi restore etme programıdır. Türkiye'yi rehabilite etme programıdır. Türkiye'yi ayağa kaldırma programıdır. Türkiye'yi güçlendirme programıdır.''
YARGI REFORMU
Yargı reformu konusunun temel hedeflerinden birisi olduğunu da anlatan Baykal, ''Yargı çığırından çıkmıştır, biz buna yargı reformu değil, adalet reformu diyoruz. Türkiye'nin özlemi adalettir'' dedi.
Baykal, ''hızlı, etkin güvenilir, siyasi tavassut arındırılmış bir adalet sistemini mutlaka CHP iktidarında yürürlüğe koyacaklarını'' söyledi.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ
Sosyal güvenlik sistemi konusunda geçen dönem hükümet tarafından TBMM'ye getirilen tasarının kabul edilemez olduğunu, tasarıda emekli olmak için 9000 iş günü çalışmanın öngörüldüğünü ifade eden Baykal, ancak kendilerinin 7000 iş gününü esas alan bir anlayışı benimsediklerini belirtti.
Sağlık güvencesi bakımından bütün vatandaşların sağlık hizmetinden faydalanmalarını sağlayacaklarını anlatan Baykal, ''Herkes nüfus kağıdını göstererek hakkı olan sağlık hizmetini alabilecektir'' dedi.
Baykal sağlık primini ödeyemeyecek olan vatandaşların primini devletin üstleneceğini de kaydetti.
İŞSİZLİK
Türkiye'de uzun süreden beri izlenen politikalar sonucunda ortaya çıkan işsizlik ve yoksullaşma tablosu karşısında, devletin yeni bir yaklaşım geliştirmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Baykal, ''Bu tabloyu seyretmeye devam edilemez'' dedi.
Bu konuda doğru, makul, uygulanabilir yeni bir yaklaşımın ortaya konulması gerektiğini söyleyen Baykal, bunu yapmaya kararlı olduklarını bildirdi.
Siyasi parti mekanizmasıyla değil, toplumun ciddi kurumlarının katkısıyla, gerçekten ihtiyaç sahibi, kamu desteğine muhtaç aileleri muhtarlar aracılığıyla belirleyeceklerini anlatan Baykal, muhtarların önümüzdeki dönemde Türkiye yönetiminin, temel bir kurumu haline geleceğini kaydetti.
Türkiye'de muhtarlık mekanizmasının, devreye sokulmadığını, iyi değerlendirilmediğini belirten Baykal, muhtarların, bölgelerinin bütün sorunlarında devletin muhatabı haline gelmesi gerektiğini kaydetti.
Yoksullara yardım konusunda mutlaka muhtarların esas alınması gerektiğini ifade eden Baykal, yardımların, doğrudan ailelere, hatta ailelerde kadınlara yapılacağını söyledi.
TARIM
Ekonomi pusulasında tespit ettikleri bir diğer olgunun, ''tarıma sahip çıkmak'' olduğunu anlatan Baykal, tarımın mutlaka desteklenmesi gerektiğini inandıklarını söyledi.
Tarıma verilen şu ana kadarki desteğin düzeyinin ve biçiminin yeterli olmadığını ifade eden Baykal, ''Tarımımıza bugünkünün 2 katı bir destek, Gayri Safi Milli Hasılamızın 1.7'sinin üzerinde bir destek seferber edilecektir. Bu destek sadece sosyal amaçlı olmayacaktır. Yine tarımımızın rekabet kabiliyetini artırmaya, ürün desenin daha çağdaş, daha sağlıklı olmasına yönelik bir destek olacaktır'' diye konuştu.
Tarımda mazot tartışmasının da çok sık konuşulduğunu anımsatan Baykal, mazot konusunun, tarıma yönelik destek politikalarının bir alt unsuru olduğunu anlattı. Bu unsuru, yıllar öncesinden beri ısrarla programlarına aldıklarını belirten Baykal, ''Biz tarımda çiftçimize mazotu ÖTV'siz vereceğiz. Bu propagandaya elverişli bir değerlendirme olarak gözükmüyor ama doğrusu, bilimsel olanı budur. Bunu 2 yıldan beri söylüyoruz'' dedi.
Bunun anlamının, şu andaki fiyatlara göre mazotun fiyatının yüzde 50 oranında azalması olduğunu bildiren Baykal, ''Bu Türkiye'nin elde ettiği mazotu maliyetinin altına satması, zarar etmesi anlamına gelmez. Bu, Türkiye'nin çiftçiden, mazot satışından kendi kamu açıklarını kapatmak için kar almaya kalkışmaması, çiftçinin sırtından açığını kapatmaması anlamına gelir. Bunu da çiftçiye borçlu olduğumuzu düşünüyoruz'' diye konuştu.
YENİ SANAYİLEŞME POLİTİKASI
Bu hedeflere ulaşmanın temel bir yolu olarak ''yeni bir sanayileşme politikasına'' ihtiyaç olduğunu düşündüklerini kaydeden Baykal, Türkiye'nin yeni bir sanayileşme politikası ortaya koymadan, atılımı gerçekleştirmeden, cari açığına, borçlanma ihtiyacına, yüksek faiz, işsizlik sorununa yanıt bulamayacağını ifade etti. Baykal, ''Türkiye'nin bu sarmaldan çıkmasının yolu, dünya koşullarında rekabet kabiliyetine sahip ürünleri daha çok üreten, ürettiğini dünya rekabet koşulları içinde satabilen, daha çok ihracat yapabilen bir ekonomi haline dönüştürmektir'' diye konuştu.
Türkiye'nin kaynaklarının bilinçli şekilde, böyle bir sanayileşme politikasına yönelik olarak harekete geçirilmesine ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Baykal, ''Bunun adı, yeni bir sanayileşme politikasıdır'' dedi.
Bu politikanın, ciddi teşvik uygulamasını gerekli kıldığını anlatan Baykal, kaynakları kullanırken, yeni bir sanayileşme hamlesini gerçekleştirmeye yardımcı olacak, etkin bir teşvik politikasını devreye sokmayı düşündüklerini ifade etti.
Baykal, etkin teşvik politikasının amacının sektör bazında teşvik vermek olduğunu belirterek, teşviğin, ''Türkiye'nin dış ticaret açığının, cari açığının kapanmasına, yüksek faiz baskısından kurtulmasına, işsizliğin hafifletilmesine destek vermek'' anlamına geleceğini kaydetti.
CHP Lideri Baykal, kapsamlı teşvik politikasını uygularken, Türkiye'nin başarılı olabileceği sektörleri en doğru biçimde belirleyerek, bu sektörlerde etkin, kendisini kanıtlamış kuruluşların öncülüğünde, onlara destek vererek, Türkiye'nin atılım yapmasını sağlamaya çalışacaklarını kaydetti.
EKONOMİ
Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları oluşturan temellerin başında ekonomik sorunların geldiğini belirten Baykal, parti bildirgesinin, ülkenin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunları doğru değerlendiren, sorunlar karşısında doğru, yeni yaklaşımlar geliştiren belge niteliğinde olduğunu ifade etti.
CHP Lideri Baykal, ekonomik sorunları ve bu sorunlar karşısında zaman içinde izlenen politikaları çok doğru değerlendirmeye ve bu kapsamda yeni bir ekonomi rotası çizmeye çalıştıklarını anlattı.
Ekonomik sorunlara yaklaşımda, ülkenin mali istikrarının, ekonomik, bütçe, kamu harcama dengesinin gözetilmesinin önemli olduğunu ifade eden Baykal, ''Hiç ödün vermeme kararlığı içinde olduğumuz temel konu, Türkiye'nin mali istikrarını korumak, güçlendirmek ve temellendirmek olacaktır'' dedi.
Yeni ekonomi politikalarını mali istikrarı kurban ederek, mali istikrardan vazgeçerek oluşturma hedefi içinde olmadıklarını belirten Baykal, enflasyonu çok ciddi bir tehdit olarak gördüklerini söyledi. Ekonomiyi enflasyon sarmalına sürükleyecek yanlışlıklardan kararlılıkla uzak duracaklarını anlatan Baykal, mali istikrarı gözetmeyi öncelikli hedef olarak kabul ettiklerini bildirdi.
Türkiye ekonomisinin sadece mali istikrarı güvence altına alarak sorunlarını çözemeyeceğini kaydeden Baykal, içinden geçilen bu dönem ve son 5-6 yıllık dönemin, ekonomik sorunları çok ciddi biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
''Türkiye şimdi mutlaka, reel ekonomisini, üretim ekonomisini ayağa kaldırmak zorunluluğuyla karşı karşıyadır'' diyen Baykal, Türkiye'nin bu mali politikasını uzun vadede sürdüremeyeceğini kaydetti. Baykal, Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durmasına imkan verecek, yeni üretim dengesini, dış ticaret dengesini, cari açık dengesini sağlamayı çok önemli bir hedef olarak gördüklerini belirtti.
Bunları gerçekleştirmek için gerekli alt politikaları bütün ayrıntılarıyla irdelediklerini ve konunun olgunlaştığını belirten Baykal, ''Amaç, Türkiye ekonomisini daha çok üreten, daha çok ihracat yapan ve daha az açık veren ve giderek açık vermeyen bir ekonomi haline dönüştürmektir. Buna yönelik etkin ve uyumlu politikalar demetini ortaya koymak zorunda olduğumuzu biliyoruz'' diye konuştu.
BÜYÜK KENTLERDE GÜVENLİK
Buna karşı yeni bir kararlıkla etkin bir mücadelenin ortaya konmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Baykal, konunun bilincinde olduklarını, o nedenle gelecek dönemde, Türkiye siyasetinin öncelikle görevinin, kentlerde barışı, huzuru yerleştirmek, kent sokaklarının kadın, erkek, çocuk, yaşlı herkes için güvenli dolaşabilecek bir niteliğe kavuşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Baykal, bu konuda çok ciddi bir çalışma gerçekleştirdiklerini, bu doğrultuda millete güvenlik konusunda ciddi bir kararlılıkla taahhütler yaptıklarını bildirdi.
TERÖRE KARŞI KARARLILIK
Terörün sıradan bir olay olmadığını vurgulayan Baykal, terörün, Türkiye'nin kimliğini tehdit eden bir olgu olduğunu, bunun bu şekilde, bu ağırlığıyla kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Terörün iç ve dış kaynakları bulunduğunun farkında olduklarını söyleyen Baykal, bütün bunlara karşı Türkiye'nin çok kararlı şekilde mücadelesini sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
Bu mücadelenin ekonomik, siyasi, dış politika boyutu olduğunu ifade eden Baykal, ''Ama, bu konuyu önemsemek, öncelikli bir hedef olarak almak ve bu konuda uyumlu siyasetle kararlı biçimde mücadele etmek mecburiyeti vardır. Bizim milletimizin önüne koyduğumuz yeni istikametin ana konularından birisi terör tehdidi karşısında etkin bir siyaseti geliştirmek olacaktır'' dedi.
Terör tehdidinin yanı sıra bunun bir başka versiyonu olarak giderek gelişmekte olan bir başka sorunun, özellikle büyük kentlerdeki güvenlik sorunu olduğunu belirten Baykal, güvenlik sorunun, yaşamı, toplumun değerlerini, dokusunu ciddi şekilde tehdit eder hale geldiğini söyledi.